an online Instagram web viewer
  • plakkayitlari
    Plak Kayıtları
    @plakkayitlari

Images by plakkayitlari

Ahmet Kaya, Türkiye'de 1980'ler ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış, anne tarafından Türk, baba tarafından Kürt kökenli Türk Halk Müziği ve Özgün Müzik sanatçısı şarkıcı ve besteci. #ahmetkaya #gecmiyorgunler
Ahmet Kaya, Türkiye'de 1980'ler ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış, anne tarafından Türk, baba tarafından Kürt kökenli Türk Halk Müziği ve Özgün Müzik sanatçısı şarkıcı ve besteci. #ahmetkaya  #gecmiyorgunler 
Herkese İyi Bayramlar.🙏
İbrahim Sesigüzel (d. 1950 Balıkesir - ö. 26 Ekim 2003 İstanbul) Türk şarkıcı.Norveç'te pedagoji eğitimi aldı. Türkiye'de 1970’li yıllarda 'Benim Balonlarım Vardı' adlı şarkı ile ünlenen Sesigüzel İbo adıyla tanınıyordu. Katıldığı bir yarışma sonucu birinci gelerek 14 yıl boyunca Norveç televizyonu orkestrasında solist olarak görev yaptı.İbrahim Sesigüzel’in müzikle ilk karşılaşması, lise yıllarına dayanır aslında. İlhan Feyman orkestrasında görünür ilk olarak, Daha sonra, Alaaddin Dal ve İstanbul Gelişim Orkestralarında solist olarak arz-ı endam eder. Daha sonra pedagoji eğitimi için gittiği Norveç’de.devam eder solistliğe.İbrahim Sesigüzel’in yeniden Türkiye macerası, ilk olarak, 1968-1969 yıllarına denk gelir. Cüneyt Algür önderliğinde kurulan, Ender Koray, Bilgin Özbay, Recep Harman (solist) oluşan ve Kendilerine Burç Altılısı ismini veren grup daha sonra, gruba, Baterist Güngör Turgal’ın katılımıyla ismini Kontlar olarak değiştirirler. Grubun, ilk solisti olma özelliğine sahiptir, İbrahim Sesigüzel.1969 yıllarından sonra hep müziğin içinde olmuştur, İbrahim Sesigüzel. Ama daha bildik popüler macerası ise 1977 yılında, basında çıkan bir haberle olur. Haber şöyledir; “Türk şarkıcısı İbrahim Sesigüzel Almanya'da yapılan Eurovision elemelerini Attila Atasoy'un bestesiyle Silver Convention'u geride bırakarak kazandı.” “Buna ilk şaşıranların başında Atilla Atasoy gelir. Çünkü böyle bir şeyden haberi bile yoktur. İşin aslı hemen ortaya çıkar. Çünkü Almanya'da o seneki Eurovision Yarışması için ulusal bir yarışma yapılmamış, doğrudan Silver Convention topluluğuna Almanya'yı temsil görevi verilmiştir.” Bu haber üzerine türlü spekülasyonlar yapılır. Bu haber bir “asparagas”dır. Ama kim ve niye yapmıştır? Birçok kişi, bunun İbo tarafından yapıldığından hemfikirdir. Nasıl ve niye yapıldığı ayrı bir konu olmakla beraber, bu haberin İbo’nun işine yaradığı bir gerçektir. Bu haber sonrası Ajda Pekkan’ın vokalisti olarak görürüz. O dönemde Ajda’yla yaşadığı anlaşmazlıklar daha da “olay adam” yapar İbo’yu.Bütün bu gündemde olma ilk meyvesini verir ve 1977 yılında ilk 45’liğini yayınlar. A Yüzü, Benim Balonlarım Vardı, B Yüzü, Şarkılar Ölmez’dir...
Herkese İyi Bayramlar.🙏 İbrahim Sesigüzel (d. 1950 Balıkesir - ö. 26 Ekim 2003 İstanbul) Türk şarkıcı.Norveç'te pedagoji eğitimi aldı. Türkiye'de 1970’li yıllarda 'Benim Balonlarım Vardı' adlı şarkı ile ünlenen Sesigüzel İbo adıyla tanınıyordu. Katıldığı bir yarışma sonucu birinci gelerek 14 yıl boyunca Norveç televizyonu orkestrasında solist olarak görev yaptı.İbrahim Sesigüzel’in müzikle ilk karşılaşması, lise yıllarına dayanır aslında. İlhan Feyman orkestrasında görünür ilk olarak, Daha sonra, Alaaddin Dal ve İstanbul Gelişim Orkestralarında solist olarak arz-ı endam eder. Daha sonra pedagoji eğitimi için gittiği Norveç’de.devam eder solistliğe.İbrahim Sesigüzel’in yeniden Türkiye macerası, ilk olarak, 1968-1969 yıllarına denk gelir. Cüneyt Algür önderliğinde kurulan, Ender Koray, Bilgin Özbay, Recep Harman (solist) oluşan ve Kendilerine Burç Altılısı ismini veren grup daha sonra, gruba, Baterist Güngör Turgal’ın katılımıyla ismini Kontlar olarak değiştirirler. Grubun, ilk solisti olma özelliğine sahiptir, İbrahim Sesigüzel.1969 yıllarından sonra hep müziğin içinde olmuştur, İbrahim Sesigüzel. Ama daha bildik popüler macerası ise 1977 yılında, basında çıkan bir haberle olur. Haber şöyledir; “Türk şarkıcısı İbrahim Sesigüzel Almanya'da yapılan Eurovision elemelerini Attila Atasoy'un bestesiyle Silver Convention'u geride bırakarak kazandı.” “Buna ilk şaşıranların başında Atilla Atasoy gelir. Çünkü böyle bir şeyden haberi bile yoktur. İşin aslı hemen ortaya çıkar. Çünkü Almanya'da o seneki Eurovision Yarışması için ulusal bir yarışma yapılmamış, doğrudan Silver Convention topluluğuna Almanya'yı temsil görevi verilmiştir.” Bu haber üzerine türlü spekülasyonlar yapılır. Bu haber bir “asparagas”dır. Ama kim ve niye yapmıştır? Birçok kişi, bunun İbo tarafından yapıldığından hemfikirdir. Nasıl ve niye yapıldığı ayrı bir konu olmakla beraber, bu haberin İbo’nun işine yaradığı bir gerçektir. Bu haber sonrası Ajda Pekkan’ın vokalisti olarak görürüz. O dönemde Ajda’yla yaşadığı anlaşmazlıklar daha da “olay adam” yapar İbo’yu.Bütün bu gündemde olma ilk meyvesini verir ve 1977 yılında ilk 45’liğini yayınlar. A Yüzü, Benim Balonlarım Vardı, B Yüzü, Şarkılar Ölmez’dir...
16 yaşındayken Tepebaşı'nda ilk defa sahneye çıkan Özener'in, 19 yaşında gerçekleştirdiği evliliğinden, Benek, Bengü ve Barkın adlarında üç çocuğu vardır. Türk Sanat Müziği sanatçısı ablası Gönül Yazar'ın aksine, çok fazla sahne çalışması yapmayıp daha çok Yeşilçam filmlerinde Türkân Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik gibi sinema yıldızlarının yerine şarkılar seslendirmiştir. Eserleri 2006 yılında Sahibinin Sesinden Yeşilçam Şarkıları adlı albümde bir araya toplanmıştır. #belkisozener #hayatsevinceguzel
16 yaşındayken Tepebaşı'nda ilk defa sahneye çıkan Özener'in, 19 yaşında gerçekleştirdiği evliliğinden, Benek, Bengü ve Barkın adlarında üç çocuğu vardır. Türk Sanat Müziği sanatçısı ablası Gönül Yazar'ın aksine, çok fazla sahne çalışması yapmayıp daha çok Yeşilçam filmlerinde Türkân Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik gibi sinema yıldızlarının yerine şarkılar seslendirmiştir. Eserleri 2006 yılında Sahibinin Sesinden Yeşilçam Şarkıları adlı albümde bir araya toplanmıştır. #belkisozener  #hayatsevinceguzel 
Kebap Sevince Güzel 😊 #eyvankebap @eyvankebap
1936'da Adana'da doğdu. Babasının bir Fransız şirketinde çalışmasından dolayı çocukluğunun önemli bir bölümünü Halep’te geçirdi. 1951 yılında Öğrenimini İstanbul Ticaret Lisesi'nde tamamladı ve bu arada kurduğu ilk grubuyla (Şevket Uğurluel, akordeon; Kanat Gür, gitar; Salim Ağırbaş, davul; Metin Ersoy ve Erol Büyükburç, solist) Florya plajında müzik yaptı. İlk kez 1954'de İsmet Sıral Orkestrası eşliğinde Caddebostan Gazinosu'nda sahneye çıktı. Frankie Laine'nin 1951'de yorumladığı Jezebel isimli şarkıyı o da bu yıllarda bu orkestra ile sıkça yorumluyordu. Bu arada Belediye Konsevatuarına devam etti. 1955'te Müfit Kiper, Şevket Uğurluer, Erol Büyükburç, Kanat Gür, Ay-Feri, Tanju Okan, Vasfi Uçaroğlu, Şerif Yüzbaşıoğlu'ndan oluşan Müfit Kiper Orkestrası ile de tango ve vals türü şarkılar söyledi. İsmet Sıral ve Müfit Kiper sonrasında askere giden Büyükburç, Urfa Orduevi’nde şarkı söylerken Leyla Sayar’la tanıştı.1956'dan itibaren halk türkülerimizi çokseslendirerek ünlenmeye başladı.Askerlik dönüşünde Leyla Sayar’ın desteği ile İstanbul’un klüp çevrelerinde ismini duyurmaya başladı. Kendi adına kurduğu ilk orkestrası Erol Büyükburç Vokal Grubu ile Four Lads, Platters tarzı vokal müziğinin ve doo-wop’ın Türkiye’deki öncü uygulayıcısı oldu. Yabancı sözlü ilk pop müzik besteleri de onunla geldi. 1958'de ilk kez tango ve foxtrot tarzında kendisinin bestelediği sözleri İngilizce olarak yazılmış olsa da bir çok Müzik Otoritelerince Türk Pop Müziği'nin başlangıcı kabul edilen "Little Lucy" 1961'ta Odeon'dan taşplak olarak yayımlandı. O yıl bu şarkı, Vikingler (The Vikings=Deniz Kuşları) tarafından da yorumlanıyordu. Bu dönemde yanında Rüştü Kurtuluş, Nüceyim Fener, Kadri Ünalan, Nejat Alpay, Altan İrtel’den oluşan bir kadro bulunmaktaydı.Basın tarafından ilk kez 1960'ta Yılın Sanatçısı seçilmiş, unvanını yıllarca kimseye kaptırmamıştır. #plakkayitlari #erolbuyukburc
1936'da Adana'da doğdu. Babasının bir Fransız şirketinde çalışmasından dolayı çocukluğunun önemli bir bölümünü Halep’te geçirdi. 1951 yılında Öğrenimini İstanbul Ticaret Lisesi'nde tamamladı ve bu arada kurduğu ilk grubuyla (Şevket Uğurluel, akordeon; Kanat Gür, gitar; Salim Ağırbaş, davul; Metin Ersoy ve Erol Büyükburç, solist) Florya plajında müzik yaptı. İlk kez 1954'de İsmet Sıral Orkestrası eşliğinde Caddebostan Gazinosu'nda sahneye çıktı. Frankie Laine'nin 1951'de yorumladığı Jezebel isimli şarkıyı o da bu yıllarda bu orkestra ile sıkça yorumluyordu. Bu arada Belediye Konsevatuarına devam etti. 1955'te Müfit Kiper, Şevket Uğurluer, Erol Büyükburç, Kanat Gür, Ay-Feri, Tanju Okan, Vasfi Uçaroğlu, Şerif Yüzbaşıoğlu'ndan oluşan Müfit Kiper Orkestrası ile de tango ve vals türü şarkılar söyledi. İsmet Sıral ve Müfit Kiper sonrasında askere giden Büyükburç, Urfa Orduevi’nde şarkı söylerken Leyla Sayar’la tanıştı.1956'dan itibaren halk türkülerimizi çokseslendirerek ünlenmeye başladı.Askerlik dönüşünde Leyla Sayar’ın desteği ile İstanbul’un klüp çevrelerinde ismini duyurmaya başladı. Kendi adına kurduğu ilk orkestrası Erol Büyükburç Vokal Grubu ile Four Lads, Platters tarzı vokal müziğinin ve doo-wop’ın Türkiye’deki öncü uygulayıcısı oldu. Yabancı sözlü ilk pop müzik besteleri de onunla geldi. 1958'de ilk kez tango ve foxtrot tarzında kendisinin bestelediği sözleri İngilizce olarak yazılmış olsa da bir çok Müzik Otoritelerince Türk Pop Müziği'nin başlangıcı kabul edilen "Little Lucy" 1961'ta Odeon'dan taşplak olarak yayımlandı. O yıl bu şarkı, Vikingler (The Vikings=Deniz Kuşları) tarafından da yorumlanıyordu. Bu dönemde yanında Rüştü Kurtuluş, Nüceyim Fener, Kadri Ünalan, Nejat Alpay, Altan İrtel’den oluşan bir kadro bulunmaktaydı.Basın tarafından ilk kez 1960'ta Yılın Sanatçısı seçilmiş, unvanını yıllarca kimseye kaptırmamıştır. #plakkayitlari  #erolbuyukburc 
Bir ilk bahar sabahı...
#SamimeSanay (d. 1946, Ankara), Türk Sanat Müziğisanatçısı, öğretmen. 33. Türkiye Hükûmeti'nde Kültür Bakanlığının tavsiyesiyle verilmeye başlanan Devlet Sanatçısı unvanına 1998'de lâyık görülmüştür.
İlk albümünü 1977 yılında Tam Plakçılık'tan çıkardı. Bütünüyle klasik eserlerden oluşan bu albüm sanatçıya fazla bir popülerlik getirmedi.TRT bünyesinde 15 yıl süren müzik eğitimi ve uygulaması akabinde 1981'de Ankara Radyosundan istifa ederek İstanbul'da assolist olarak sahneye çıktı.Sahnedeki başarısını plak dünyasında da kanıtlamak isteğiyle Kervan Plak ile anlaşarak 1984 yılında Beni Hatırla ve 1985 yılında Sevgi Üzerine Sohbet adlı çok satan ve sevilen albümleri ile iki Altın Plak Ödülü aldı. Çok sesli hafif Türk sanat müziğinin önde gelen kadın sanatçısı olarak daha çok Erdoğan Berker besteleri üzerinde yoğunlaştı.
İçli, yanık, duygusal yanı ağır basan bir yorumu olan sanatçı seksenli yıllarda ve doksanların başlarında hayli popülerlik kazandı. İzmir Fuarı ve Maksim Gazinosunda bir dönem assolistlik de yaptı. 1986 yılında Yudum Yudum Sevdayım, 1988 yılında Sevgi Bağları, 1990 yılında Sarsam Diyorum/Seviyor, 1993 yılında ise Ben Sana Mecburum diğer yayınlanan albümleridir. Sahne çalışmalarını yurt içi ve yurt dışı konserleriyle sürdürdü. 1998'de Devlet Sanatçısıunvanını aldı. 1993'te yayınlanan Ben Sana Mecburum adlı albümünden sonra Türk müziğindekigenel durgunluk ve gerilemenin de etkisiyle uzun bir sessizlik dönemine girdi. 2006 yılında alaturka eserleri popüler tarzda senfonik olarak yorumlayarak hazırladığı Hoşgeldin Aşk adlı albümüyle yeniden adından söz ettirdi. #plakkayitlari
Bir ilk bahar sabahı... #SamimeSanay  (d. 1946, Ankara), Türk Sanat Müziğisanatçısı, öğretmen. 33. Türkiye Hükûmeti'nde Kültür Bakanlığının tavsiyesiyle verilmeye başlanan Devlet Sanatçısı unvanına 1998'de lâyık görülmüştür. İlk albümünü 1977 yılında Tam Plakçılık'tan çıkardı. Bütünüyle klasik eserlerden oluşan bu albüm sanatçıya fazla bir popülerlik getirmedi.TRT bünyesinde 15 yıl süren müzik eğitimi ve uygulaması akabinde 1981'de Ankara Radyosundan istifa ederek İstanbul'da assolist olarak sahneye çıktı.Sahnedeki başarısını plak dünyasında da kanıtlamak isteğiyle Kervan Plak ile anlaşarak 1984 yılında Beni Hatırla ve 1985 yılında Sevgi Üzerine Sohbet adlı çok satan ve sevilen albümleri ile iki Altın Plak Ödülü aldı. Çok sesli hafif Türk sanat müziğinin önde gelen kadın sanatçısı olarak daha çok Erdoğan Berker besteleri üzerinde yoğunlaştı. İçli, yanık, duygusal yanı ağır basan bir yorumu olan sanatçı seksenli yıllarda ve doksanların başlarında hayli popülerlik kazandı. İzmir Fuarı ve Maksim Gazinosunda bir dönem assolistlik de yaptı. 1986 yılında Yudum Yudum Sevdayım, 1988 yılında Sevgi Bağları, 1990 yılında Sarsam Diyorum/Seviyor, 1993 yılında ise Ben Sana Mecburum diğer yayınlanan albümleridir. Sahne çalışmalarını yurt içi ve yurt dışı konserleriyle sürdürdü. 1998'de Devlet Sanatçısıunvanını aldı. 1993'te yayınlanan Ben Sana Mecburum adlı albümünden sonra Türk müziğindekigenel durgunluk ve gerilemenin de etkisiyle uzun bir sessizlik dönemine girdi. 2006 yılında alaturka eserleri popüler tarzda senfonik olarak yorumlayarak hazırladığı Hoşgeldin Aşk adlı albümüyle yeniden adından söz ettirdi. #plakkayitlari