an online Instagram web viewer
  • obir.elf
    Elifyldz
    @obir.elf

Images by obir.elf

Hasret vuruyorr
Hasret vuruyorr
“Bir elma ağacı, elmayı veriyor. Ama onun içine yeni bir elmayı büyütecek çekirdeğini de koyuyor. Eğitim böyle olmalı..."
“Bir elma ağacı, elmayı veriyor. Ama onun içine yeni bir elmayı büyütecek çekirdeğini de koyuyor. Eğitim böyle olmalı..."
Kuru toprağına yağsam seller benden incinir
Yüce dağdan her dem essem yeller benden incinir🎶
Kuru toprağına yağsam seller benden incinir Yüce dağdan her dem essem yeller benden incinir🎶
"Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır. Hiçbir insan yüzde yüz kendisi olamamıştır ama yine de herkes gücü yettiğince ilerler bu yolda, kimi biraz daha gözü açık kimi biraz daha gözü kapalı... "
"Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır. Hiçbir insan yüzde yüz kendisi olamamıştır ama yine de herkes gücü yettiğince ilerler bu yolda, kimi biraz daha gözü açık kimi biraz daha gözü kapalı... "
...onun yalnızlığı hayal gücümde nasıl da büyüdükçe bü­yüdüyse, aynı melankoli o ölcüde korkuya, acıma duygusu da tiksintiye bıraktı yerini. Sefalet fik­rinin ya da görüntüsünün bir noktaya kadar bi­zim en içten şefkat duygularımızı uyandırdığı öy­le doğrudur ve bu da öyle korkunçtur ki. Her kim bunun insan kalbinin değişmez ve içkin özelliği olduğunu iddia ederse yanılır. Bu duygu daha çok ölçüsüz ve doğuştan gelen bir hastalığa çare bul­maktaki belli bir umutsuzluktan kaynaklanır. Hassas biri için acımak nadiren acı vermez. Ve böyle bir merhametin nihai bir çözüme götürmeyeceği nihayet anlaşıldığında, sağduyusu insa­na bu duygudan yakasım sıyırmayı buyurur. O sabah gördüklerim, katibin içkin ve onulmaz bir hastalığın kurbanı olduğuna beni inandırmıştı. Vücuduna merhem bulabilirdim ama ona acı ve­ren bedeni değildi; acı çeken onun ruhuydu, ruhu­na ise ben ulaşamıyordum”
...onun yalnızlığı hayal gücümde nasıl da büyüdükçe bü­yüdüyse, aynı melankoli o ölcüde korkuya, acıma duygusu da tiksintiye bıraktı yerini. Sefalet fik­rinin ya da görüntüsünün bir noktaya kadar bi­zim en içten şefkat duygularımızı uyandırdığı öy­le doğrudur ve bu da öyle korkunçtur ki. Her kim bunun insan kalbinin değişmez ve içkin özelliği olduğunu iddia ederse yanılır. Bu duygu daha çok ölçüsüz ve doğuştan gelen bir hastalığa çare bul­maktaki belli bir umutsuzluktan kaynaklanır. Hassas biri için acımak nadiren acı vermez. Ve böyle bir merhametin nihai bir çözüme götürmeyeceği nihayet anlaşıldığında, sağduyusu insa­na bu duygudan yakasım sıyırmayı buyurur. O sabah gördüklerim, katibin içkin ve onulmaz bir hastalığın kurbanı olduğuna beni inandırmıştı. Vücuduna merhem bulabilirdim ama ona acı ve­ren bedeni değildi; acı çeken onun ruhuydu, ruhu­na ise ben ulaşamıyordum”
Huzursuz insanlar kitap okumazlar, kitap satın alırlar.
Huzursuz insanlar kitap okumazlar, kitap satın alırlar.
“Gösteriş ve övünüş, gönül zevki olmayan, yahut gönlündeki zevki kendine yetmeyenlere yakışır. Hakikat kendini ilan etmekten, tanıtmaya çalışmaktan müstağnidir. *Bir aynanın ben aynayım demesine lüzüm yoktur. Her bakanın onda kendini görmesi ‘Ben aynayım’ demekten daha gerçek bir ifadedir. 
Maddi güzellik geçicidir. Her güzel şey, kendisini bozacak, harap edecek zamanın keskin kılıcını, naçar bir itaatle bekler.“
“Gösteriş ve övünüş, gönül zevki olmayan, yahut gönlündeki zevki kendine yetmeyenlere yakışır. Hakikat kendini ilan etmekten, tanıtmaya çalışmaktan müstağnidir. *Bir aynanın ben aynayım demesine lüzüm yoktur. Her bakanın onda kendini görmesi ‘Ben aynayım’ demekten daha gerçek bir ifadedir. Maddi güzellik geçicidir. Her güzel şey, kendisini bozacak, harap edecek zamanın keskin kılıcını, naçar bir itaatle bekler.“
“Kendi kendisini unutacak denli taşan, ve her şeyi kendisinin olan kişileri severim.Bu taşma onun,yokluğu olacaktır!
“Kendi kendisini unutacak denli taşan, ve her şeyi kendisinin olan kişileri severim.Bu taşma onun,yokluğu olacaktır!
“Sıcak, sımsıcak bir merhaba olsa. İçimizi sarsa. Yorgunluğumuzu alsa. Bizi yusa yıkasa. Arı ve pâk kılsa. Sonra, her şeye yeniden başlayabilsek. Çocukluklara, aşka, duaya, niyaza, teslimiyete, küfre, sabra, şekvâya, îmâna...”
“Sıcak, sımsıcak bir merhaba olsa. İçimizi sarsa. Yorgunluğumuzu alsa. Bizi yusa yıkasa. Arı ve pâk kılsa. Sonra, her şeye yeniden başlayabilsek. Çocukluklara, aşka, duaya, niyaza, teslimiyete, küfre, sabra, şekvâya, îmâna...”
Velhâsılıkelâm yerini bilmek güzel şey!
Velhâsılıkelâm yerini bilmek güzel şey!
“Bütün okuduklarını unutup ümmi olmak güzel şey. Hakk insanın gönlüne kendi ışığından koymuşsa o güzel, ötesi boştur."
“Bütün okuduklarını unutup ümmi olmak güzel şey. Hakk insanın gönlüne kendi ışığından koymuşsa o güzel, ötesi boştur."
İnsanoğlu o kadar dünyevileşir ki, mezar kazan bile öleceğine inanmaz.  İmâm-ı Gazâli
İnsanoğlu o kadar dünyevileşir ki, mezar kazan bile öleceğine inanmaz. İmâm-ı Gazâli
“Sana senden başka fidan gösteremem”
“Sana senden başka fidan gösteremem”
Özlemek nefes alanların kaderidir.
Özlemek nefes alanların kaderidir.
“Dikkat edin, bulunduğu yere “tırnaklarıyla kazıyarak geldiğini” söyleyen insanların sayısı her geçen gün artıyor. ‘Nasip’ demiyorlar.”
“Dikkat edin, bulunduğu yere “tırnaklarıyla kazıyarak geldiğini” söyleyen insanların sayısı her geçen gün artıyor. ‘Nasip’ demiyorlar.”
“Bazıları, kimsenin anlayamayacağı bir eziyetin nöbetini tutarlar, 
bir türlü kapatamazlar dünyayla aralarındaki uçurumu."
“Bazıları, kimsenin anlayamayacağı bir eziyetin nöbetini tutarlar, bir türlü kapatamazlar dünyayla aralarındaki uçurumu."
“To be or not to be” değil.
“Cogito ergo sum” hiç değil…
Asıl iş, anlamak ‘kaçınılmaz’ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı”
“To be or not to be” değil. “Cogito ergo sum” hiç değil… Asıl iş, anlamak ‘kaçınılmaz’ı, Durdurulmaz çığı Sonsuz akımı”
Faydası yok geç kalınmış figanın🎶
Faydası yok geç kalınmış figanın🎶