an online Instagram web viewer
  • kursatokutmus
    KursatOkutmus
    @kursatokutmus

Images by kursatokutmus

‘Bir insan bir yere bakıyorsa; orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa; orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.’ Sigmund Freud
・・・
(Büyük Valide Han, Eminönü, #İstanbul, 2018) #colors #history #architecture #design #art #immortallphtss #vizörümhg #dcmb13r
‘Başkasının çizdiği çizgiden gitmek özgürlüğüme dokunuyor’ demiş Halikarnas Balıkçısı, çizgili kağıda yazı yazmayı reddederken… Neyse, tatsız şeylerden bahsetmeyeceğim… Hem gazetecilerin yorgun kesimi, ‘basit yaşayan’ insanlardır. Çalışır, vakit buldukça takımlarını tutar ve izin günlerinde dolaşıp bir şeyler içerler!
…
Huzurlu, keyifli bir pazardan bahsetmek istiyorum… Tarihi yarımada da plansız, koşturmaksızın hoyrat adımlarla dolaşmak hep iyi gelmiştir… Galata’dan Balat’a, oradan Beyazıt’a.... Dosta, dokuya, sahafa ve her adımda ‘taş’a apansız ‘merhaba’larla..
...
Bir şiir var, iki mısrası hiç gitmez aklımdan. Ne zaman bu huzuru hissetsem, takılır dilime, şeker olur günün demine: ‘Bir gurbet dönüşü içilen çayda,
Bin yıllık huzuru demlemiş annem..’
…
Romanlık konuyu iki satıra işleyip, bize yazacak bir şey bırakmayan şair Yahya Akengin’e, anneme özlemle ve de bu güzel güne selam ile…
・・・
(☕️ Caferağa Medredesi, Sultanahmet, İstanbul, 2018) #history #walk #sundaymood
‘Başkasının çizdiği çizgiden gitmek özgürlüğüme dokunuyor’ demiş Halikarnas Balıkçısı, çizgili kağıda yazı yazmayı reddederken… Neyse, tatsız şeylerden bahsetmeyeceğim… Hem gazetecilerin yorgun kesimi, ‘basit yaşayan’ insanlardır. Çalışır, vakit buldukça takımlarını tutar ve izin günlerinde dolaşıp bir şeyler içerler! … Huzurlu, keyifli bir pazardan bahsetmek istiyorum… Tarihi yarımada da plansız, koşturmaksızın hoyrat adımlarla dolaşmak hep iyi gelmiştir… Galata’dan Balat’a, oradan Beyazıt’a.... Dosta, dokuya, sahafa ve her adımda ‘taş’a apansız ‘merhaba’larla.. ... Bir şiir var, iki mısrası hiç gitmez aklımdan. Ne zaman bu huzuru hissetsem, takılır dilime, şeker olur günün demine: ‘Bir gurbet dönüşü içilen çayda, Bin yıllık huzuru demlemiş annem..’ … Romanlık konuyu iki satıra işleyip, bize yazacak bir şey bırakmayan şair Yahya Akengin’e, anneme özlemle ve de bu güzel güne selam ile… ・・・ (☕️ Caferağa Medredesi, Sultanahmet, İstanbul, 2018) #history  #walk  #sundaymood 
Balıkçılar en keyifli şeyin beklemek olduğunu söyler. Beklemek için hava kararmadan önceki zaman, daima en iyi zamandır. Dur ve bekle! Dudaklarında tuzu hissettikçe, beklediğin şeyin yaklaştığını hayal et.
・・・
(🕊 #İstanbul, 2018) #photographer #sunset
Balıkçılar en keyifli şeyin beklemek olduğunu söyler. Beklemek için hava kararmadan önceki zaman, daima en iyi zamandır. Dur ve bekle! Dudaklarında tuzu hissettikçe, beklediğin şeyin yaklaştığını hayal et. ・・・ (🕊 #İstanbul , 2018) #photographer  #sunset 
Dönüp dolaşıp, çok fazla yıl harcayıp yine bu metne takılıyorum:
...
“Olgunluk tezahür etmeye başladığında, yıllarımı saydım ve bundan sonra, yaşadığımdan çok daha az zamanım kaldığını keşfettim. Kendimi, bir şekerleme paketi kazanmış küçük bir çocuk gibi hissediyordum: Önce büyük bir zevkle ve iştahla yedim, ama azalmaya başladıklarını bir kez hissedince, şimdi teker teker, tadını çıkararak yiyorum.

Artık yasaların, kuralların, uygulamaların ve yönetmeliklerin tartışılıp durduğu ve hiçbir işe yaramayacağını bildiğim sonsuz toplantılara ayıracak zamanım yok. Takvim yaşlarına rağmen hâlâ büyümeyen aptal insanlara destek olmak için de zamanım yok. Vasatlıkla uğraşmak için de zaman ayıramam.

Şişmiş egoların bulunduğu toplantılara katılmayı hiç istemiyorum. Artık dalaverecilere ve çıkarcılara tahammül etmiyorum. Başarılı olmuş insanların yerine geçmeye can atan, onlara ve eserlerine zarar vermeye çalışan şu kıskanç insanlara hiç tahammülüm kalmadı. Üst düzey bir makam için yapılan kavgaların kötü sonuçlarına tanık olmaktan nefret ediyorum.

İnsanlar içeriğe değil, sadece başlıklara bakar oldular. Benim zamanım ise, başlıklarla uğraşmayacak kadar değerli artık.

Öz’ü istiyorum, ruhumun acelesi var. Pakette şimdi daha da az şekerleme kaldı…

İnsan onurunu ve gerçekleri savunan, sorumluluktan kaçmayan, başarılarından dolayı şişinmeyen, kendi yanlışlarına gülebilen, vaktinden önce “oldum” demeyen, insan olmayı anlamış insanlarla yaşamak istiyorum.

Asıl olan, yaşamı -yaşamak için- değerli kılmış eylemlerinizdir. Yaşamın sert darbelerinden yumuşak bir ruh ile çıkmayı başarabilmiş ve başkalarının yüreğine dokunabilen insanlarla çevrili olmak istiyorum.

Evet, olgunluğun bana getireceği o doluluğu yaşamak için acelem var. Elimde kalan tek bir şekerlemeyi bile yitirmek istemem. Şimdiye kadar yediklerimin hepsinden çok daha nefis olacaklar. 
Amacım, sevdiklerim ve vicdanımla barış içinde ve yaşamdan da tatminkâr olmaktır. Umarım sizin için de aynısı olur, çünkü her hâlukarda oraya varacaksınız.” (Mário Raul de Morais Andrade, Olgunluğun Kıymetli Zamanı)
・・・
(⚓️ Şile, İstanbul, 2018)
Dönüp dolaşıp, çok fazla yıl harcayıp yine bu metne takılıyorum: ... “Olgunluk tezahür etmeye başladığında, yıllarımı saydım ve bundan sonra, yaşadığımdan çok daha az zamanım kaldığını keşfettim. Kendimi, bir şekerleme paketi kazanmış küçük bir çocuk gibi hissediyordum: Önce büyük bir zevkle ve iştahla yedim, ama azalmaya başladıklarını bir kez hissedince, şimdi teker teker, tadını çıkararak yiyorum. Artık yasaların, kuralların, uygulamaların ve yönetmeliklerin tartışılıp durduğu ve hiçbir işe yaramayacağını bildiğim sonsuz toplantılara ayıracak zamanım yok. Takvim yaşlarına rağmen hâlâ büyümeyen aptal insanlara destek olmak için de zamanım yok. Vasatlıkla uğraşmak için de zaman ayıramam. Şişmiş egoların bulunduğu toplantılara katılmayı hiç istemiyorum. Artık dalaverecilere ve çıkarcılara tahammül etmiyorum. Başarılı olmuş insanların yerine geçmeye can atan, onlara ve eserlerine zarar vermeye çalışan şu kıskanç insanlara hiç tahammülüm kalmadı. Üst düzey bir makam için yapılan kavgaların kötü sonuçlarına tanık olmaktan nefret ediyorum. İnsanlar içeriğe değil, sadece başlıklara bakar oldular. Benim zamanım ise, başlıklarla uğraşmayacak kadar değerli artık. Öz’ü istiyorum, ruhumun acelesi var. Pakette şimdi daha da az şekerleme kaldı… İnsan onurunu ve gerçekleri savunan, sorumluluktan kaçmayan, başarılarından dolayı şişinmeyen, kendi yanlışlarına gülebilen, vaktinden önce “oldum” demeyen, insan olmayı anlamış insanlarla yaşamak istiyorum. Asıl olan, yaşamı -yaşamak için- değerli kılmış eylemlerinizdir. Yaşamın sert darbelerinden yumuşak bir ruh ile çıkmayı başarabilmiş ve başkalarının yüreğine dokunabilen insanlarla çevrili olmak istiyorum. Evet, olgunluğun bana getireceği o doluluğu yaşamak için acelem var. Elimde kalan tek bir şekerlemeyi bile yitirmek istemem. Şimdiye kadar yediklerimin hepsinden çok daha nefis olacaklar. Amacım, sevdiklerim ve vicdanımla barış içinde ve yaşamdan da tatminkâr olmaktır. Umarım sizin için de aynısı olur, çünkü her hâlukarda oraya varacaksınız.” (Mário Raul de Morais Andrade, Olgunluğun Kıymetli Zamanı) ・・・ (⚓️ Şile, İstanbul, 2018)
‘İçimde denizlerden, tuzlu sulardan hiç bir şey kalmamış. Olsam olsam, attığı demiri almak istemeyen bir kaptanım. Ya da kayalara vurmuş bir tekne. Daha batmamış.’ Hakkari’de Bir Mevsim, Ferit Edgü
・・・
(Tembellik Hakkı ⚓️ Gölyazı, Bursa 🕊 Temmuz, 2018) #boatman #boat #gölyazı #lake #shotsgane
‘İçimde denizlerden, tuzlu sulardan hiç bir şey kalmamış. Olsam olsam, attığı demiri almak istemeyen bir kaptanım. Ya da kayalara vurmuş bir tekne. Daha batmamış.’ Hakkari’de Bir Mevsim, Ferit Edgü ・・・ (Tembellik Hakkı ⚓️ Gölyazı, Bursa 🕊 Temmuz, 2018) #boatman  #boat  #gölyazı  #lake  #shotsgane 
Sana ait o tepede, gölgene sokulmuşlardan biri de bendim... O kısa, sessiz sohbetimiz sırasında; sana dünyanın herhangi bir yerinden, diğer ve başka bir yerine, yeni bir hayat kurmak için ‘göç’ etmek zorunda kalan insanlardan bahsetmiştim... Bir tepesi, bir gölgesi, bir rüzgarı, gelip geçeni olmayan insanlardan...
...
Köklerinle bağlandığın toprağa sıkı sıkı sarılmışlardan olan sen mi daha özgürdün, yoksa peşi sıra korkunun önünde savrulan, panik halde oradan oraya koşturan biz insanlar mı? İnsanların senden daha özgürken tutsak oluşu mu daha çok üzmüştü bizi, yoksa o korku dolu yolculuklardan birine senin çıkamayışın mı?
...
Seni tabi ki sevdim...
O geceyi yanında geçirip, sabah yepyeni güne oracıkta uyanmayı ne de çok istemiştim... Sen mi olmaz demiştin, benim mi acelem vardı! Bil istedim; kokunu unutmadım, etrafımızda gezinen o şımarık rüzgarı, keskin ışığı, gücünü, hikayeni...
Söz verdiğim gibi, yine geleceğim...
・・・
(🕊 Göbeklitepe Yolunda Mola, Şanlıurfa, 2018)
Sana ait o tepede, gölgene sokulmuşlardan biri de bendim... O kısa, sessiz sohbetimiz sırasında; sana dünyanın herhangi bir yerinden, diğer ve başka bir yerine, yeni bir hayat kurmak için ‘göç’ etmek zorunda kalan insanlardan bahsetmiştim... Bir tepesi, bir gölgesi, bir rüzgarı, gelip geçeni olmayan insanlardan... ... Köklerinle bağlandığın toprağa sıkı sıkı sarılmışlardan olan sen mi daha özgürdün, yoksa peşi sıra korkunun önünde savrulan, panik halde oradan oraya koşturan biz insanlar mı? İnsanların senden daha özgürken tutsak oluşu mu daha çok üzmüştü bizi, yoksa o korku dolu yolculuklardan birine senin çıkamayışın mı? ... Seni tabi ki sevdim... O geceyi yanında geçirip, sabah yepyeni güne oracıkta uyanmayı ne de çok istemiştim... Sen mi olmaz demiştin, benim mi acelem vardı! Bil istedim; kokunu unutmadım, etrafımızda gezinen o şımarık rüzgarı, keskin ışığı, gücünü, hikayeni... Söz verdiğim gibi, yine geleceğim... ・・・ (🕊 Göbeklitepe Yolunda Mola, Şanlıurfa, 2018)
‘Bir sahilden çözülüp gitmek, düşünceler gibi başıboş..’
#OrhanVeli
・・・
⚓️
‘Bir sahilden çözülüp gitmek, düşünceler gibi başıboş..’ #OrhanVeli  ・・・ ⚓️
Her gün doğumu, yüzleri alev alev!
・・・
(...) Ona doğru yaklaştığınızı düşünürken, şaka yaparcasına ansızın kaybolur! Eski kentin dar sokaklarında tarihin büyüsüne kapılmış ilerlerken, birden karşınıza çıkıverir hiç beklenmedik bir yerden; sonunda bulunmuş olmanın verdiği çocuksu bir sevinçle, biraz buruk, biraz hüzünle..
・・・
(İki Güzel Bir Karede, Galata, İstanbul, 2018)
Her gün doğumu, yüzleri alev alev! ・・・ (...) Ona doğru yaklaştığınızı düşünürken, şaka yaparcasına ansızın kaybolur! Eski kentin dar sokaklarında tarihin büyüsüne kapılmış ilerlerken, birden karşınıza çıkıverir hiç beklenmedik bir yerden; sonunda bulunmuş olmanın verdiği çocuksu bir sevinçle, biraz buruk, biraz hüzünle.. ・・・ (İki Güzel Bir Karede, Galata, İstanbul, 2018)
Kaç ayrı renk denemiştiler kim bilir? Bir bahar öncesi sarıya bürünmüş, belki de yanıp tutuşup kırmızılar sürünmüştüler... Bu turuncu güzden kalmış olmalı, bereketli topraklara uzanan uzun bir yolculuk dönüşü belki de... (...) Kentin en güzel sokaklarında ilk turlar atılırken kalpler nasıl atmıştır sahi! Kaç mutluluğa sahne olmuştur bu ön koltuklar, kaç aşk ağır ağır yitip gitmiş, uzaklaşmıştır dikiz aynasında! Hangi tür coşku sığmaz da taşar sahi camlardan sokaklara... Kaç tekerlek, kaç silecek, kaç fren sığar bir hayata! (...) Altına uzanıp, en mahrem bilgileri edinen ustaları bulsak bu bilgileri verirler mi bize, yoksa dalgalarını mı geçerler! Yok yok, en iyisi onları bulmak, onlara sormak; ölü arabalar ülkesinde...
・・・
(Ölü Arabalar Ülkesi, Deneme, 2018)
Kaç ayrı renk denemiştiler kim bilir? Bir bahar öncesi sarıya bürünmüş, belki de yanıp tutuşup kırmızılar sürünmüştüler... Bu turuncu güzden kalmış olmalı, bereketli topraklara uzanan uzun bir yolculuk dönüşü belki de... (...) Kentin en güzel sokaklarında ilk turlar atılırken kalpler nasıl atmıştır sahi! Kaç mutluluğa sahne olmuştur bu ön koltuklar, kaç aşk ağır ağır yitip gitmiş, uzaklaşmıştır dikiz aynasında! Hangi tür coşku sığmaz da taşar sahi camlardan sokaklara... Kaç tekerlek, kaç silecek, kaç fren sığar bir hayata! (...) Altına uzanıp, en mahrem bilgileri edinen ustaları bulsak bu bilgileri verirler mi bize, yoksa dalgalarını mı geçerler! Yok yok, en iyisi onları bulmak, onlara sormak; ölü arabalar ülkesinde... ・・・ (Ölü Arabalar Ülkesi, Deneme, 2018)
Bu eğlenceli an, bazen denk gelir, keyfini çıkarırsınız.. Alev alıp bir şeyler veda ederken, o gün tam da böyle olmuştu.. En iyisi anlatayım...
...
Güneş iyice kızarır, manzaraya ait tüm detaylar acilen toplanır, ufukta büyük bir heyecan belirir ve dünyanın bu köşesi, cennete geçiş provasına bir kez daha hazırdır.. Ağustos böcekleri çalmaya başlar, rüzgar veda şiirleri mırıldanır, kuşlar günün geri kalanından bahseder ve manzara şöyle der: Bekle ve izle, bunu görmeden ölmeni istemeyiz..
...
Gösterişli veda anında, ufukta bunlar yaşanırken, sahilde, kuytu bir köşede ise başka bir heyecan vardır... Kurdukları derme çatma masanın başında öylesine kalakalmış, hayati bir hata sonucu bir türlü gagalarını ıslatamamış dostlar arar, kabaca su beklediklerini hatırlatıp, bağırır çağırır, kapatırlar.. Bu kısa arada; birilerini arayıp, bir kurtarıcı bulmaya çalıştıklarından eminim! Çaresizce, yeniden bana döner, özür diler; Ezine beyazından, Ayvalık sızmasından, yol üstü toplanan yeşillerden bahseder, masanın diğer detayları ile aklımı çalmaya çalışırlar! Araba az arkamda, tek eksikleri ise ilerideki şu köy çeşmesindedir.. Onlara, özellikle de böyle bir manzarayı izlerken daha kibar olmaları gerektiğini söylerim.. Böyle bir durumda, sadece ağustos böcekleri değil, kazanacağımı herkes bilir!.. Şu manzaraya bir baksana! Bekler, izler ve sonunda olası bir saldırıyı göze alarak, elimde ab-ı hayat ile susuzluktan kurumuş gagaların yanına inerim.. Artık hep birlikte ölebiliriz!..
・・・
🕊 (Ağustos 2018)
Bu eğlenceli an, bazen denk gelir, keyfini çıkarırsınız.. Alev alıp bir şeyler veda ederken, o gün tam da böyle olmuştu.. En iyisi anlatayım... ... Güneş iyice kızarır, manzaraya ait tüm detaylar acilen toplanır, ufukta büyük bir heyecan belirir ve dünyanın bu köşesi, cennete geçiş provasına bir kez daha hazırdır.. Ağustos böcekleri çalmaya başlar, rüzgar veda şiirleri mırıldanır, kuşlar günün geri kalanından bahseder ve manzara şöyle der: Bekle ve izle, bunu görmeden ölmeni istemeyiz.. ... Gösterişli veda anında, ufukta bunlar yaşanırken, sahilde, kuytu bir köşede ise başka bir heyecan vardır... Kurdukları derme çatma masanın başında öylesine kalakalmış, hayati bir hata sonucu bir türlü gagalarını ıslatamamış dostlar arar, kabaca su beklediklerini hatırlatıp, bağırır çağırır, kapatırlar.. Bu kısa arada; birilerini arayıp, bir kurtarıcı bulmaya çalıştıklarından eminim! Çaresizce, yeniden bana döner, özür diler; Ezine beyazından, Ayvalık sızmasından, yol üstü toplanan yeşillerden bahseder, masanın diğer detayları ile aklımı çalmaya çalışırlar! Araba az arkamda, tek eksikleri ise ilerideki şu köy çeşmesindedir.. Onlara, özellikle de böyle bir manzarayı izlerken daha kibar olmaları gerektiğini söylerim.. Böyle bir durumda, sadece ağustos böcekleri değil, kazanacağımı herkes bilir!.. Şu manzaraya bir baksana! Bekler, izler ve sonunda olası bir saldırıyı göze alarak, elimde ab-ı hayat ile susuzluktan kurumuş gagaların yanına inerim.. Artık hep birlikte ölebiliriz!.. ・・・ 🕊 (Ağustos 2018)
Eğer her yaşamın belirgin bir felaket anı varsa benimki de buydu!
・・・
(Gölyazı, Bursa 🕊 Temmuz, 2018)
Eğer her yaşamın belirgin bir felaket anı varsa benimki de buydu! ・・・ (Gölyazı, Bursa 🕊 Temmuz, 2018)
"Fakat bırakın mesafeler olsun birlikteliğinizde. Bırakın dans etsin göklerin rüzgarları aranızda. Birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin: Bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan bir deniz olsun aşk." Halil Cibran
・・・
🕊 (Sapanca Gölü, Sakarya ⚓️ Temmuz 2018) #sunset #lake #boat #naturephoto #trphotof #landscape_captures #trphotoy #awesome_earthpix #natureaddict #rsa_rural #awesomeearth #nature_wizards #allnatureshots #instanaturelover #longexposure #nightphotography #global_hotshotz #nature #instalike #gununkaresi #allshotsturkey #hayatakarken #anadolugram #zamanidurdur #turkinstagram #ig_turkey #travelling #travelblogger #turkobjektif
"Fakat bırakın mesafeler olsun birlikteliğinizde. Bırakın dans etsin göklerin rüzgarları aranızda. Birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin: Bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan bir deniz olsun aşk." Halil Cibran ・・・ 🕊 (Sapanca Gölü, Sakarya ⚓️ Temmuz 2018) #sunset  #lake  #boat  #naturephoto  #trphotof  #landscape_captures  #trphotoy  #awesome_earthpix  #natureaddict  #rsa_rural  #awesomeearth  #nature_wizards  #allnatureshots  #instanaturelover  #longexposure  #nightphotography  #global_hotshotz  #nature  #instalike  #gununkaresi  #allshotsturkey  #hayatakarken  #anadolugram  #zamanidurdur  #turkinstagram  #ig_turkey  #travelling  #travelblogger  #turkobjektif 
Yeni güne, seçilmiş arkadaş ‘patates surat’ ile başlamak! Çağırırsanız belki sizin yanınıza da gelebilir, tabi ilgilenecek daha keyifli bir fikri yoksa!
・・・
“Kedi gözlerini açtı,
Güneş girdi içeri.
Kedi gözlerini kapadı,
Güneş içerde kaldı.” Maurice Careme
・・・
🐾 (Cafe Naftalin, Balat, İstanbul 😽 Temmuz 2018) #catstagram #catlove #instacat #cutecat #meow #katze #catlover #animalsofinstagram #catoftheday #cat_features #ilovemycat #catwalk #catlovers #kittylove #catstagram #catvalentine #lovecats #mygreatcat #caturday #cats_of_world #istanbuldayasam #gununkaresi #hayatakarken #zamanidurdur #turkinstagram #ig_turkey
Yeni güne, seçilmiş arkadaş ‘patates surat’ ile başlamak! Çağırırsanız belki sizin yanınıza da gelebilir, tabi ilgilenecek daha keyifli bir fikri yoksa! ・・・ “Kedi gözlerini açtı, Güneş girdi içeri. Kedi gözlerini kapadı, Güneş içerde kaldı.” Maurice Careme ・・・ 🐾 (Cafe Naftalin, Balat, İstanbul 😽 Temmuz 2018) #catstagram  #catlove  #instacat  #cutecat  #meow  #katze  #catlover  #animalsofinstagram  #catoftheday  #cat_features  #ilovemycat  #catwalk  #catlovers  #kittylove  #catstagram  #catvalentine  #lovecats  #mygreatcat  #caturday  #cats_of_world  #istanbuldayasam  #gununkaresi  #hayatakarken  #zamanidurdur  #turkinstagram  #ig_turkey 
O an hep gelir bilirsin. O hayatını değiştiren büyük an. Ayaklarını yerden kesip neyin önemli olup olmadığını hatırlatan an..
・・・
🕊 (Valide Han, Eminönü, İstanbul 🎈 Temmuz 2018)
O an hep gelir bilirsin. O hayatını değiştiren büyük an. Ayaklarını yerden kesip neyin önemli olup olmadığını hatırlatan an.. ・・・ 🕊 (Valide Han, Eminönü, İstanbul 🎈 Temmuz 2018)
Saklanacak güzel bir yer bulmuştum... Oracıkta oturup, gelecek güzel yüzlüyü beklemeye koyuldum...
・・・
🕊 (Balat, İstanbul, Temmuz 2018)
Saklanacak güzel bir yer bulmuştum... Oracıkta oturup, gelecek güzel yüzlüyü beklemeye koyuldum... ・・・ 🕊 (Balat, İstanbul, Temmuz 2018)
Günün en keyifli anı, dinlenmeye çekilmiş kıyılarda ayaküstü yapılan sohbetlerdi.. Batmak üzere olan güneş, son bir tur daha yorgun bedenini aşındırırken; ‘hayat bazen kaybettiğin yerden başlar’ demişti.. Hayli zamandır hiç kimseyle bu kadar uzun konuşmamıştım.. Vedalaşırken demir çapasını koynuna bırakıp, yorgunluğunun bir kısmını kendi üzerime aldım..
・・・
🕊 (Eskikaraağaç Köyü, Uluabat Gölü, Bursa ⚓️ Haziran 2018)
Günün en keyifli anı, dinlenmeye çekilmiş kıyılarda ayaküstü yapılan sohbetlerdi.. Batmak üzere olan güneş, son bir tur daha yorgun bedenini aşındırırken; ‘hayat bazen kaybettiğin yerden başlar’ demişti.. Hayli zamandır hiç kimseyle bu kadar uzun konuşmamıştım.. Vedalaşırken demir çapasını koynuna bırakıp, yorgunluğunun bir kısmını kendi üzerime aldım.. ・・・ 🕊 (Eskikaraağaç Köyü, Uluabat Gölü, Bursa ⚓️ Haziran 2018)
"... külrengi bir yalnızlığın tam ortasında öldürüldüğümde, cinayet mahallinde ben de vardım. tam kıyıdaydım. her şeyi gördüm."
・・・
Bir hayat hiç yaşanmadığı gibi anlatılabilir mi? İnsan hem özgür hem de tutsak hissedebilir mi kendini? İç kısımda mı, kıyıda mı yaşadığını bilememek; hayattayken ‘insanca’ yaşamayı istemek çok ağır değil mi? Ahmet Cemal’in tarif ettiği kıyıda yaşıyoruz şimdi.. Ve öldürdüğümüz her duyguyla ‘evden’, kıyıdan daha da uzaklaşıyoruz!
・・・
🐾 Biz tüm iç limanlardan uzaklaşırken, onlar inadına yaklaşıyorlar! Uluabat Gölü‘nün (Apolyont Gölü) kenarında yer alan Eskikaracaköy, her yıl onlarca leyleğe ev sahipliği yapıyor. Leylek Köyü olarakta bilinen Eskikaracaköy’de her yıl düzenlenen Leylek Şenliği’ne yetişemedik ama kuluçkaya yatmaya hazırlanan leylekleri göreceğimizden eminim... ・・・
🕊 (Eskikaraağaç Köyü, Haziran 2018) #lake #boat
"... külrengi bir yalnızlığın tam ortasında öldürüldüğümde, cinayet mahallinde ben de vardım. tam kıyıdaydım. her şeyi gördüm." ・・・ Bir hayat hiç yaşanmadığı gibi anlatılabilir mi? İnsan hem özgür hem de tutsak hissedebilir mi kendini? İç kısımda mı, kıyıda mı yaşadığını bilememek; hayattayken ‘insanca’ yaşamayı istemek çok ağır değil mi? Ahmet Cemal’in tarif ettiği kıyıda yaşıyoruz şimdi.. Ve öldürdüğümüz her duyguyla ‘evden’, kıyıdan daha da uzaklaşıyoruz! ・・・ 🐾 Biz tüm iç limanlardan uzaklaşırken, onlar inadına yaklaşıyorlar! Uluabat Gölü‘nün (Apolyont Gölü) kenarında yer alan Eskikaracaköy, her yıl onlarca leyleğe ev sahipliği yapıyor. Leylek Köyü olarakta bilinen Eskikaracaköy’de her yıl düzenlenen Leylek Şenliği’ne yetişemedik ama kuluçkaya yatmaya hazırlanan leylekleri göreceğimizden eminim... ・・・ 🕊 (Eskikaraağaç Köyü, Haziran 2018) #lake  #boat 
...
- Kız abu nerden böyle?
- Eccük odun topladım yazudan...
- Nasılsın, iyi misin?
- Şükür olsun...
- Yoruldun mu?
- Yoh!
- Urban güzelmiş...
- Essaah! Vay babağan anağan!
- Yol arkadaşın söz dinler mi?
- Ğaşmer! Ben onu dinlirem!
- Var mı bir isteğin?
- Ağleşin, cızlak yapım, katık yapım...
・・・
Abu/abla-ana, eccük/azıcık, yazu/arazi, urba/elbise, essah/sahi mi-doğru mu, ğaşmer/çirkin-sevimli, ağleşin/bekleyin-durun, cızlak/sac ekmeği, katık/ayran.
・・・
Aşağı yukarı bölge ağzı, lehçe böyleydi. Yine de hata varsa affola. Saded; ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Tüm annelerin günü kutlu olsun.
・・・
🕊 (Çamiçi Yaylası, Tokat, Mayıs 2018)
... - Kız abu nerden böyle? - Eccük odun topladım yazudan... - Nasılsın, iyi misin? - Şükür olsun... - Yoruldun mu? - Yoh! - Urban güzelmiş... - Essaah! Vay babağan anağan! - Yol arkadaşın söz dinler mi? - Ğaşmer! Ben onu dinlirem! - Var mı bir isteğin? - Ağleşin, cızlak yapım, katık yapım... ・・・ Abu/abla-ana, eccük/azıcık, yazu/arazi, urba/elbise, essah/sahi mi-doğru mu, ğaşmer/çirkin-sevimli, ağleşin/bekleyin-durun, cızlak/sac ekmeği, katık/ayran. ・・・ Aşağı yukarı bölge ağzı, lehçe böyleydi. Yine de hata varsa affola. Saded; ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Tüm annelerin günü kutlu olsun. ・・・ 🕊 (Çamiçi Yaylası, Tokat, Mayıs 2018)