an online Instagram web viewer

#sallallahualeyhivesellem medias

Photos

KİMLER ALLAH YOLUNDADIR?
Ka'b ibn-i Ucre, (radıyallâhü anh) anlatıyor: 'Bir adam Nebiyy-i Muhterem sallallâhü aleyhi vesellem'e uğramıştı. Resûlüllah'ın ashâbı, bu adamın kuvvet ve kabiliyetini görünce, " Yâ Resûlallah, bu adam Allah yolunda cihad etseydi ne güzel olurdu" dediler. 
Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: '"Bu adam, küçük çocuklarının geçimini temin etmek için çıktı ise, Allah yolundadır. 'Yaşlı anne ve babasına hizmet için evinden çıkmışsa, Allah yolundadır. 'Çalışıp nefsini dilencilikten korumak için çıkmışsa, Allah yolundadır. 'Âilesinin geçimini temin etmek için çıkmışsa, Allah yolundadır. (Çalışıp kazandığının) çokluğuyla övünmek, (zenginliğiyle gururlanmak) için çıkmışsa, tâğutun (şeytanın) yolundadır.' Hadîs-i şerîfin bir başka rivâyetinde, sahâbîlerin yukarıda zikri geçen temennileri üzerine Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)) Efendimiz sözlerine, "Allah yolunda olmak, sadece ölmekle mi olur sanıyorsunuz?" buyurarak başlamıştır. 
Alıntı: 
Fazilet Takvimi, 2001, Nisan.
KİMLER ALLAH YOLUNDADIR? Ka'b ibn-i Ucre, (radıyallâhü anh) anlatıyor: 'Bir adam Nebiyy-i Muhterem sallallâhü aleyhi vesellem'e uğramıştı. Resûlüllah'ın ashâbı, bu adamın kuvvet ve kabiliyetini görünce, " Yâ Resûlallah, bu adam Allah yolunda cihad etseydi ne güzel olurdu" dediler. Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: '"Bu adam, küçük çocuklarının geçimini temin etmek için çıktı ise, Allah yolundadır. 'Yaşlı anne ve babasına hizmet için evinden çıkmışsa, Allah yolundadır. 'Çalışıp nefsini dilencilikten korumak için çıkmışsa, Allah yolundadır. 'Âilesinin geçimini temin etmek için çıkmışsa, Allah yolundadır. (Çalışıp kazandığının) çokluğuyla övünmek, (zenginliğiyle gururlanmak) için çıkmışsa, tâğutun (şeytanın) yolundadır.' Hadîs-i şerîfin bir başka rivâyetinde, sahâbîlerin yukarıda zikri geçen temennileri üzerine Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)) Efendimiz sözlerine, "Allah yolunda olmak, sadece ölmekle mi olur sanıyorsunuz?" buyurarak başlamıştır. Alıntı: Fazilet Takvimi, 2001, Nisan.
SadakAllahülazim. 
Başınıza ne musibet geldiyse kendi ellerinizin kazanması sebebiyledir. Bu hitap ve sesleniş günahkârlaradır. Çünkü sabır ile sevaba veya yüksek derecelere ulaştırılmak gibi diğer birtakım sebeplerle günahkâr olmayanların başlarına gelen musibetler de yok değildir. "Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele." (Bakara, 2/155)

Halbuki birçoğundan affediyor da dünyada hesaba çekmiyor. Çünkü, "Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekecek olsaydı, yer üstünde hiçbir canlı mahluk bırakmazdı." (Nahl, 16/61) buyuruluyor. (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR, KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ)
İnsanın başına gelen bela ve musibetler, işlediği hatalardan dolayı gelebileceği gibi, bir imtihan olsun diye veya sevap kazansın diye de gelebilir. Yani başa gelen her musibet günahlardan dolayı gelmemektedir. Mesela peygamberler günahsız olmalarına rağmen, en büyük musibet onların başlarına gelmiştir. Nitekim Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından önce çektiği ağır hastalığın sebebini şöyle açıklamıştır:

Hastalığın şiddeti, ateşin yüksekliği sebebiyle Peygamber Efendimiz yatağında bile rahat edemiyordu. Bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyordu. Başucunda bulunanlar, bu durum sebebiyle dediler: "Yâ Resûlallah! Eğer bizden birisi bu derece ıztırap çektiğini izhar etseydi, muhakkak bizi tekdir ederdin." Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) cevabıyla durumunu şöylece izah etti: "Benim hastalığım bildiğiniz gibi değil, oldukça zordur. Allah Taâlâ, salih ve mü'min kullarını belânın, hastalığın ve musibetin en şiddetlilerine mübtelâ eder. Fakat o belâ, o musîbet ve o hastalık vasıtasıyla o mü'min salih kulunun derecesini yükseltir, günahlarını yok eder." (bk. İbn Sa’d, Tabakat, 2/207-208)

Hastalığı sırasında Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ziyaretine giden Bişr bin Bera'nın,(radiyallahu anh) annesi Ümmü Bişr de gördüklerini şöyle anlatır: "Resûlullahı ziyarete gitmiştim. Vücudundaki şiddetli harareti görünce sormadan edemedim: 'Yâ Resûlallah! Ben böyle sıtma hiç görmedim.' "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.) 👇👇
SadakAllahülazim. Başınıza ne musibet geldiyse kendi ellerinizin kazanması sebebiyledir. Bu hitap ve sesleniş günahkârlaradır. Çünkü sabır ile sevaba veya yüksek derecelere ulaştırılmak gibi diğer birtakım sebeplerle günahkâr olmayanların başlarına gelen musibetler de yok değildir. "Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele." (Bakara, 2/155) Halbuki birçoğundan affediyor da dünyada hesaba çekmiyor. Çünkü, "Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekecek olsaydı, yer üstünde hiçbir canlı mahluk bırakmazdı." (Nahl, 16/61) buyuruluyor. (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR, KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ) İnsanın başına gelen bela ve musibetler, işlediği hatalardan dolayı gelebileceği gibi, bir imtihan olsun diye veya sevap kazansın diye de gelebilir. Yani başa gelen her musibet günahlardan dolayı gelmemektedir. Mesela peygamberler günahsız olmalarına rağmen, en büyük musibet onların başlarına gelmiştir. Nitekim Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatından önce çektiği ağır hastalığın sebebini şöyle açıklamıştır: Hastalığın şiddeti, ateşin yüksekliği sebebiyle Peygamber Efendimiz yatağında bile rahat edemiyordu. Bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyordu. Başucunda bulunanlar, bu durum sebebiyle dediler: "Yâ Resûlallah! Eğer bizden birisi bu derece ıztırap çektiğini izhar etseydi, muhakkak bizi tekdir ederdin." Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) cevabıyla durumunu şöylece izah etti: "Benim hastalığım bildiğiniz gibi değil, oldukça zordur. Allah Taâlâ, salih ve mü'min kullarını belânın, hastalığın ve musibetin en şiddetlilerine mübtelâ eder. Fakat o belâ, o musîbet ve o hastalık vasıtasıyla o mü'min salih kulunun derecesini yükseltir, günahlarını yok eder." (bk. İbn Sa’d, Tabakat, 2/207-208) Hastalığı sırasında Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ziyaretine giden Bişr bin Bera'nın,(radiyallahu anh) annesi Ümmü Bişr de gördüklerini şöyle anlatır: "Resûlullahı ziyarete gitmiştim. Vücudundaki şiddetli harareti görünce sormadan edemedim: 'Yâ Resûlallah! Ben böyle sıtma hiç görmedim.' "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.) 👇👇
Önceki yıllarda işitme engellilere yönelik düzenlenen umre ödüllü “Kur’an-ı Kerim” ve “Dini Bilgiler Yarışması” bu sene görme engelli vatandaşlara yönelik yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı uzun dönem, hafızlık, yatılı ve yaz Kur’an kurslarının önceki yıllarında eğitim görmüş veya hali hazırda bu kurslarda eğitime devam eden %61 ve üzeri görme engelli kursiyerlere yönelik umre ödüllü “Kur’an-ı Kerim” ve “Temel Dini Bilgiler Yarışması” düzenlenecek. 
İşte Umre Ödüllü Yarışmanın Detayları…

Yarışmaya Başvuru Süreci ve Şartlar

1-  Başvurular 17.09.2018-02.10.2018 tarihleri arasında il müftülüklerince kabul edilecek.
2-  Yarışma 05-06.11.2018 tarihlerinde yine il müftülüklerince yapılacak.
3-  Yarışmaya herhangi bir kamu kurumunda çalışmayan kişiler başvurabilecek.

Yarışma Konuları 
Hafız olanlar Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma, (talim, tecvit, tashih-i huruf vb.) hafızlık, ezber ve temel dini bilgiler konularında yarışacak.
Hafız olmayanlar ise Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma (talim, tecvit, tashih-i huruf vb.) ezber ve temel dini bilgiler konularında yarışacak.

Yarışmacılara yöneltilecek ezberler; Yasin, Mülk, Nebe, Fetih, Hucurat ve Duha suresinden itibaren kısa sureler arasından seçilecek.

Dini bilgiler alanında yöneltilecek sorular ise her iki gruba da Kur’an kurslarında ders kitabı olarak kullanılan “Dinim İslam”  kitabının içeriğinden seçilecek.

Yarışma ile ilgili süreç il/ilçe müftülükleri ve il engelli koordinatörleri tarafından yürütülecek.

Yarışma sonucunda her ilden bir kişi seçilecek ve kendisine refakat edebilecek bir yakınıyla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla umreye gidecek.
#diyanet #dib #imam #imamhatip #müezzin #müezzinkayyım #kurankursu #kkö #cami #dingönüllüsü #islam #ibadethane #namaz #oruç #hac #zekat #güzelahlak #kuran #kuranıkerim #hzmuhammed #sallallahualeyhivesellem #turkiye
Önceki yıllarda işitme engellilere yönelik düzenlenen umre ödüllü “Kur’an-ı Kerim” ve “Dini Bilgiler Yarışması” bu sene görme engelli vatandaşlara yönelik yapılacak. Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı uzun dönem, hafızlık, yatılı ve yaz Kur’an kurslarının önceki yıllarında eğitim görmüş veya hali hazırda bu kurslarda eğitime devam eden %61 ve üzeri görme engelli kursiyerlere yönelik umre ödüllü “Kur’an-ı Kerim” ve “Temel Dini Bilgiler Yarışması” düzenlenecek. İşte Umre Ödüllü Yarışmanın Detayları… Yarışmaya Başvuru Süreci ve Şartlar 1- Başvurular 17.09.2018-02.10.2018 tarihleri arasında il müftülüklerince kabul edilecek. 2- Yarışma 05-06.11.2018 tarihlerinde yine il müftülüklerince yapılacak. 3- Yarışmaya herhangi bir kamu kurumunda çalışmayan kişiler başvurabilecek. Yarışma Konuları Hafız olanlar Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma, (talim, tecvit, tashih-i huruf vb.) hafızlık, ezber ve temel dini bilgiler konularında yarışacak. Hafız olmayanlar ise Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma (talim, tecvit, tashih-i huruf vb.) ezber ve temel dini bilgiler konularında yarışacak. Yarışmacılara yöneltilecek ezberler; Yasin, Mülk, Nebe, Fetih, Hucurat ve Duha suresinden itibaren kısa sureler arasından seçilecek. Dini bilgiler alanında yöneltilecek sorular ise her iki gruba da Kur’an kurslarında ders kitabı olarak kullanılan “Dinim İslam” kitabının içeriğinden seçilecek. Yarışma ile ilgili süreç il/ilçe müftülükleri ve il engelli koordinatörleri tarafından yürütülecek. Yarışma sonucunda her ilden bir kişi seçilecek ve kendisine refakat edebilecek bir yakınıyla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla umreye gidecek. #diyanet  #dib  #imam  #imamhatip  #müezzin  #müezzinkayyım  #kurankursu  #kkö  #cami  #dingönüllüsü  #islam  #ibadethane  #namaz  #oruç  #hac  #zekat  #güzelahlak  #kuran  #kuranıkerim  #hzmuhammed  #sallallahualeyhivesellem  #turkiye 
Berdoa dulu Ukhty,,,,
.
.
Biasakan baca Bismillah yaaa,,,
.
.
"Ya Allah, sesungguhnya aku memohon daripadamu ilmu yang bermanfaat. rezeki yang baik dan amalan yang diterima"
.
.
#bismillah #bismillahirrahmanirrahim #alhamdulillah #peygamberimiz #madinahalmunawwarah #bersyukur #allahuakbar❤️ #hadisişerif #niat #tövbe #ilahiaşk #laillahaillallah #sallallahualeyhivesellem #nureddinyildiz #inshaallah #allahswt #deenoverdunya #loveallah #quranverses #surah #hikmah #fearallah #subhanallah #muhammadsaw #muhammadﷺ #quransayings #prophetmuhammadﷺ #lailahaillallah #allahisgreat #islampost
Berdoa dulu Ukhty,,,, . . Biasakan baca Bismillah yaaa,,, . . "Ya Allah, sesungguhnya aku memohon daripadamu ilmu yang bermanfaat. rezeki yang baik dan amalan yang diterima" . . #bismillah  #bismillahirrahmanirrahim  #alhamdulillah  #peygamberimiz  #madinahalmunawwarah  #bersyukur  #allahuakbar ❤️ #hadisişerif  #niat  #tövbe  #ilahiaşk  #laillahaillallah  #sallallahualeyhivesellem  #nureddinyildiz  #inshaallah  #allahswt  #deenoverdunya  #loveallah  #quranverses  #surah  #hikmah  #fearallah  #subhanallah  #muhammadsaw  #muhammadﷺ  #quransayings  #prophetmuhammadﷺ  #lailahaillallah  #allahisgreat  #islampost 
Berdoa dulu Ukhty,,,,
.
.
Biasakan baca Bismillah yaaa,,,
.
.
"Ya Allah, sesungguhnya aku memohon daripadamu ilmu yang bermanfaat. rezeki yang baik dan amalan yang diterima"
.
.
#bismillah #bismillahirrahmanirrahim #alhamdulillah #peygamberimiz #madinahalmunawwarah #bersyukur #allahuakbar❤️ #hadisişerif #niat #tövbe #ilahiaşk #laillahaillallah #sallallahualeyhivesellem #nureddinyildiz #inshaallah #allahswt #deenoverdunya #loveallah #quranverses #surah #hikmah #fearallah #subhanallah #muhammadsaw #muhammadﷺ #quransayings #prophetmuhammadﷺ #lailahaillallah #allahisgreat #islampost
Berdoa dulu Ukhty,,,, . . Biasakan baca Bismillah yaaa,,, . . "Ya Allah, sesungguhnya aku memohon daripadamu ilmu yang bermanfaat. rezeki yang baik dan amalan yang diterima" . . #bismillah  #bismillahirrahmanirrahim  #alhamdulillah  #peygamberimiz  #madinahalmunawwarah  #bersyukur  #allahuakbar ❤️ #hadisişerif  #niat  #tövbe  #ilahiaşk  #laillahaillallah  #sallallahualeyhivesellem  #nureddinyildiz  #inshaallah  #allahswt  #deenoverdunya  #loveallah  #quranverses  #surah  #hikmah  #fearallah  #subhanallah  #muhammadsaw  #muhammadﷺ  #quransayings  #prophetmuhammadﷺ  #lailahaillallah  #allahisgreat  #islampost 
#sallallahualeyhivesellem 
Müsafa yapalım inşallah muhabbeti arttırır.
#sallallahualeyhivesellem 
Ne güzel müjde 😊
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz." Ravi : Hz. Cerir
Kaynak :Buhari, Tevhid 2, Edeb 27, Müslim, Fedail 66, (2319), Tirmizi, Birr 16, (1923)
#merhamet #rahmet #AllahummesallialaseyyidinaMuhammed #allâhümmesallialâseyyidinâmuhammedinvealââliseyyidinâmuhammed #sallallahualeyhivesellem #peygamberefendimiz #resullulah #hadisişerif #hadis #siyerinebi #muhammedmustafasav #islam
👉 New video is ALMOST done for a multilingual track... 👉 VERY SOON to be released via a UK-Based releasing company as well as my own #YouTube channel. 👉 Don't forget to #subscribe, channel link on my profile page.

ان شاء الله 
#newvideo #mustafamustafa #sallallahualeyhivesellem #صل_الله_عليه_وسلم #نشيد #English #Urdu #Punjabi #Arabic #naat #manqabat #islamicsong
Peygamber Efendimiz, (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdular: "Doğru olunuz. Çünkü sözünde, işinde doğru olmak insanı iyiliğe ve hayra götürür, iyilikte cennete götürür. Bir kimse doğrulukta devam eder ve doğruyu ararsa Allah katında sıddiklardan yazılır. Yalandan da sakınınız. Zirâ yalan insanı fücûra, (şerre) sürükler, şer de cehenneme götürür. Bir kimse yalancılığa devam eder ve yalan ararsa Allah katında yalancılar defterine yazılır."
Allâh, (azze ve celle) dil'i diğer uzuvlardan üstün kıldı, ona Kelime-i Tevhid-i söylemek imtiyâzı, (özel hak) vererek derecesini yükseltti. Akıllı kişi, Allah'ın, tevhidini beyana bir alet olarak yarattığı dil'i yalana alıştırmamalıdır. Bilâkis daima doğru söylemelidir. Dil'i iki cihanda faydasını göreceği şeylere alıştırmamalıdır.. Emevî Halifesi Abdülmelik'in şehzadelerinin hocası olan İsmail bin Ubeydullâh anlattı: "Halife, evlatlarının şişmanlamamasına dikkat etmemi emreder, acıkmadan yemek yedirmememi, hatta her yemekten sonra onları muhakkak  yarıştırmamı isterdi. Şunu da açıkça söylerdi: " Evlatlarıma Kur'ân-ı Kerîm'i öğrettiğin gibi doğruluğuda öğret, yalan söylemekten sakındır. Çünkü yalancının âkibeti çok fenadır."
Hazret-i Ömer, (radıyallahu anh) buyurdu ki: "Hazret-i Ebubekir-i Sıddik, (radıyallahu anh) Halife olduğu ilk sene hutbesinde demiştir ki: " İnsanlar arasında taksim edilmiş, (paylaştırılmış) en üstün şey, yakin, yani hakîki imân, ondan sonra da afiyettir. Dikkat edin, doğruluk ve iyilik cennete ulaştırır. Yalan ve kötülük ise cehenneme düşürür."
Fudayl bin İyâd, (rahmetullahi aleyh): "İnsanda, Allah'a, en sevgili gelen uzuv doğru söyleyen lisân, (dil) Allah'ın en buğz ettiği, (sevmediği) uzuv ise yalan söyleyen lisân'dır."buyurmuştur.
Doğruluk insanı kurtarır. Yalan söylemekte alçaltır. Yalanın başka hiç bir ayıbı olmasaydı, sadece şu kusuru onu terk-i icabetttirirdi, (terk ettirirdi): Yalancı kimse doğru söylese bile kimse ona inanmaz, yalancı insanlar arasında kıymetsiz olur, ismi unutulur. 
Bir kimse bilmedikleri hakkında konuşursa, bildiklerinde de kimse ona inanmaz. Günahların başı yalandır. Yalan, ayıpları ortaya döker, güzellikleri de örter. [ Ravzatü'l-İlkalâ Hâfız İbn-i Hibban ]
Peygamber Efendimiz, (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdular: "Doğru olunuz. Çünkü sözünde, işinde doğru olmak insanı iyiliğe ve hayra götürür, iyilikte cennete götürür. Bir kimse doğrulukta devam eder ve doğruyu ararsa Allah katında sıddiklardan yazılır. Yalandan da sakınınız. Zirâ yalan insanı fücûra, (şerre) sürükler, şer de cehenneme götürür. Bir kimse yalancılığa devam eder ve yalan ararsa Allah katında yalancılar defterine yazılır." Allâh, (azze ve celle) dil'i diğer uzuvlardan üstün kıldı, ona Kelime-i Tevhid-i söylemek imtiyâzı, (özel hak) vererek derecesini yükseltti. Akıllı kişi, Allah'ın, tevhidini beyana bir alet olarak yarattığı dil'i yalana alıştırmamalıdır. Bilâkis daima doğru söylemelidir. Dil'i iki cihanda faydasını göreceği şeylere alıştırmamalıdır.. Emevî Halifesi Abdülmelik'in şehzadelerinin hocası olan İsmail bin Ubeydullâh anlattı: "Halife, evlatlarının şişmanlamamasına dikkat etmemi emreder, acıkmadan yemek yedirmememi, hatta her yemekten sonra onları muhakkak yarıştırmamı isterdi. Şunu da açıkça söylerdi: " Evlatlarıma Kur'ân-ı Kerîm'i öğrettiğin gibi doğruluğuda öğret, yalan söylemekten sakındır. Çünkü yalancının âkibeti çok fenadır." Hazret-i Ömer, (radıyallahu anh) buyurdu ki: "Hazret-i Ebubekir-i Sıddik, (radıyallahu anh) Halife olduğu ilk sene hutbesinde demiştir ki: " İnsanlar arasında taksim edilmiş, (paylaştırılmış) en üstün şey, yakin, yani hakîki imân, ondan sonra da afiyettir. Dikkat edin, doğruluk ve iyilik cennete ulaştırır. Yalan ve kötülük ise cehenneme düşürür." Fudayl bin İyâd, (rahmetullahi aleyh): "İnsanda, Allah'a, en sevgili gelen uzuv doğru söyleyen lisân, (dil) Allah'ın en buğz ettiği, (sevmediği) uzuv ise yalan söyleyen lisân'dır."buyurmuştur. Doğruluk insanı kurtarır. Yalan söylemekte alçaltır. Yalanın başka hiç bir ayıbı olmasaydı, sadece şu kusuru onu terk-i icabetttirirdi, (terk ettirirdi): Yalancı kimse doğru söylese bile kimse ona inanmaz, yalancı insanlar arasında kıymetsiz olur, ismi unutulur. Bir kimse bilmedikleri hakkında konuşursa, bildiklerinde de kimse ona inanmaz. Günahların başı yalandır. Yalan, ayıpları ortaya döker, güzellikleri de örter. [ Ravzatü'l-İlkalâ Hâfız İbn-i Hibban ]
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Veren el alan elden hayırlıdır. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğin kimselerden başla! Sadakanın hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir. Kim insanlardan bir şey istemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tokgözlü olursa, Allah onu zengin kılar.” AÇIKLAMA:

Üstteki el, alttaki elden hayırlıdır diye de ifade edebileceğimiz ilk cümlede, Resûlullah Efendimiz yoksullara yardım eden kimselerin, o yardımı kabul edenlerden daha değerli olduğunu belirtmektedir. Hadisimizdeki “veren el, alan el” sözü, şahısları temsil etmektedir.

Çalışan, kazanan ve malını Allah rızası için dağıtanlar, çalışmayıp dilenen şahıslardan üstündür.

Çalışıp verenleri en üst derecede kabul edersek, el açıp dilenmeyen iffetli kimseler onlardan hemen sonra gelir. Daha sonra dilenmemekle beraber, fakir oldukları için yapılan yardımları kabul edenler gelir.

En aşağıda ise, dilenmekten çekinmeyenler ile malını muhtaçlara vermeyenler gelir.
.
.
#hadisişerif #hadis #buhari #muslim #kardeş #kardeşlik #mümin #müslüman #islam #iman #kuran #ayet #peygamberimiz #hzmuhammed #sallallahualeyhivesellem #sav #salavat #din #dinimizislam
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu: “Veren el alan elden hayırlıdır. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğin kimselerden başla! Sadakanın hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir. Kim insanlardan bir şey istemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tokgözlü olursa, Allah onu zengin kılar.” AÇIKLAMA: Üstteki el, alttaki elden hayırlıdır diye de ifade edebileceğimiz ilk cümlede, Resûlullah Efendimiz yoksullara yardım eden kimselerin, o yardımı kabul edenlerden daha değerli olduğunu belirtmektedir. Hadisimizdeki “veren el, alan el” sözü, şahısları temsil etmektedir. Çalışan, kazanan ve malını Allah rızası için dağıtanlar, çalışmayıp dilenen şahıslardan üstündür. Çalışıp verenleri en üst derecede kabul edersek, el açıp dilenmeyen iffetli kimseler onlardan hemen sonra gelir. Daha sonra dilenmemekle beraber, fakir oldukları için yapılan yardımları kabul edenler gelir. En aşağıda ise, dilenmekten çekinmeyenler ile malını muhtaçlara vermeyenler gelir. . . #hadisişerif  #hadis  #buhari  #muslim  #kardeş  #kardeşlik  #mümin  #müslüman  #islam  #iman  #kuran  #ayet  #peygamberimiz  #hzmuhammed  #sallallahualeyhivesellem  #sav  #salavat  #din  #dinimizislam 
AMR EL-CÜHENİ HAZRETLERİ'NİN,(Radıyallâhu anh)  İSLÂM'LA ŞEREFLENMESİ;
Amr bin Mürre el-Cüheni, (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Henüz müslüman olmadan önce, kavmimle birlikte Kâbe-i Muazzama ziyareti için yola çıktık.. Mekke'de iken rüyamda, Kâbe'den bir nurun çıktığını, Medine dağlarını ve Cüheyne'deki, Eş'ar dağını aydınlattığını gördüm. Nur'un içinden şöyle bir ses işittim: " Karanlıklar dağıldı, Nur yayıldı. Hâtemü'l-Enbiyâ gönderildi."Sonra bir nûr daha parladı. Onun aydınlığıyla, Hire'nin saraylarını, Medâin'in beyaz  köşklerini gördüm. Nûr içinden yeni bir ses daha geldi: "İslâm zâhir oldu, putlar kırıldı. Akraba hakkı artık sorulur oldu."
Korku içinde uyandım. Yanımdakilere: "Vallahi, Kureyş içinden şu mahallede büyük bir şey çıkacaktır.!"dedim ve rüyamda gördüklerimi anlattım. Yurdumuza döndükten sonra, 🌹Ahmed 🌹isimli bir zât'ın Peygamber olarak çıktığı haberi ulaştı bize. Ben hemen yola koyulup, Resûl-i Ekrem'e ulaştım. Huzurunda rüyamı anlattım. Bana: " Ey Amr.! Ben Allah'ın bütün kullarına gönderdiği bir Peygamber'im. Onları İslâm'a davet ediyorum. Kan dökmemeyi ve akraba haklarına riayet etmeyi, putları terk edip, bir olsn Allah'a ibâdet etmeyi, Beytullâh'ı hac etmeyi, on iki aydan biri olan Ramazan-ı Şerif ayında oruç tutmayı emrediyorum. Kim benim davetime uyarsa ona cennet vardır. Kim benim davetimden yüz çevirirse ona da cehennem vardır.! Ey Amr.! İmân et de Allah, seni cehennem ateşinden kurtarsın."
Ben de hemen: "Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve enneke Rasûlullah. Bütün kavimler onları kabûl de inat etse de, ben senin helâl ve haram getirdiğin bütün hükümlere imân ettim."dıyerek imân ettim. "
Sonra da: (Anam-babam sana feda olsun Yâ Resûlallah, beni kavmime geri gönder ki, seninle bana ikrâm ettiği gibi umulur ki, benim sebebimle de onlara Yüce Allah'ın hidâyeti erişir."dedim.Buyurdular ki: "Onlara mülâyemetle, (yumuşak, hoşgörülü) davran, sağlam sözler söyle. Kaba ve hâşin, kibirli ve hasetçi olma.!"
Hazreti Amr, (radıyallahu anh) kavmine dönüp Peygamber Efendimiz'in, (sallallâhu aleyhi ve sellem) emri üzere ve kendisini davet ettiği sözlerle onları İslâm'a davet ettiler. Amr Hazretleri, kavminden imân edenlerle birlikte Peygamber 👇👇
AMR EL-CÜHENİ HAZRETLERİ'NİN,(Radıyallâhu anh) İSLÂM'LA ŞEREFLENMESİ; Amr bin Mürre el-Cüheni, (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Henüz müslüman olmadan önce, kavmimle birlikte Kâbe-i Muazzama ziyareti için yola çıktık.. Mekke'de iken rüyamda, Kâbe'den bir nurun çıktığını, Medine dağlarını ve Cüheyne'deki, Eş'ar dağını aydınlattığını gördüm. Nur'un içinden şöyle bir ses işittim: " Karanlıklar dağıldı, Nur yayıldı. Hâtemü'l-Enbiyâ gönderildi."Sonra bir nûr daha parladı. Onun aydınlığıyla, Hire'nin saraylarını, Medâin'in beyaz köşklerini gördüm. Nûr içinden yeni bir ses daha geldi: "İslâm zâhir oldu, putlar kırıldı. Akraba hakkı artık sorulur oldu." Korku içinde uyandım. Yanımdakilere: "Vallahi, Kureyş içinden şu mahallede büyük bir şey çıkacaktır.!"dedim ve rüyamda gördüklerimi anlattım. Yurdumuza döndükten sonra, 🌹Ahmed 🌹isimli bir zât'ın Peygamber olarak çıktığı haberi ulaştı bize. Ben hemen yola koyulup, Resûl-i Ekrem'e ulaştım. Huzurunda rüyamı anlattım. Bana: " Ey Amr.! Ben Allah'ın bütün kullarına gönderdiği bir Peygamber'im. Onları İslâm'a davet ediyorum. Kan dökmemeyi ve akraba haklarına riayet etmeyi, putları terk edip, bir olsn Allah'a ibâdet etmeyi, Beytullâh'ı hac etmeyi, on iki aydan biri olan Ramazan-ı Şerif ayında oruç tutmayı emrediyorum. Kim benim davetime uyarsa ona cennet vardır. Kim benim davetimden yüz çevirirse ona da cehennem vardır.! Ey Amr.! İmân et de Allah, seni cehennem ateşinden kurtarsın." Ben de hemen: "Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve enneke Rasûlullah. Bütün kavimler onları kabûl de inat etse de, ben senin helâl ve haram getirdiğin bütün hükümlere imân ettim."dıyerek imân ettim. " Sonra da: (Anam-babam sana feda olsun Yâ Resûlallah, beni kavmime geri gönder ki, seninle bana ikrâm ettiği gibi umulur ki, benim sebebimle de onlara Yüce Allah'ın hidâyeti erişir."dedim.Buyurdular ki: "Onlara mülâyemetle, (yumuşak, hoşgörülü) davran, sağlam sözler söyle. Kaba ve hâşin, kibirli ve hasetçi olma.!" Hazreti Amr, (radıyallahu anh) kavmine dönüp Peygamber Efendimiz'in, (sallallâhu aleyhi ve sellem) emri üzere ve kendisini davet ettiği sözlerle onları İslâm'a davet ettiler. Amr Hazretleri, kavminden imân edenlerle birlikte Peygamber 👇👇
Mutluluk, her insanın isteyeceği bir ruh halidir. Fakat imtihan dünyasında olmamızın bir sonucu olarak mutlu olamadığımız, sıkıntılı zamanlarımız mutlaka olmaktadır. Bizler de birer müslüman olarak bu sıkıntılı süreçleeimizi bir fırsata çevirip, hem imtihanlarımızdan Allahü Teâlâ Hazretleri'nin, (celle celâlühü) rızasını kazanmış bir şekilde geçmek, hemde her anımızı mutlu geçirmek için bazı düşüncelerimizi değiştirmemiz, geliştirmemiz gerekmektedir. İşte uyulduğunda faydalı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ettiğimiz mutluluğun formüllerinden bir kaçı. "Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır."
[Tevbe sûresi. 72.âyet meâli ]
Çocuklarımıza anlattığımız Yusûf Aleyhisselâm'ın, Yakup Aleyhisselâm'ın hilayelerini büyüklerin hikayelerine dönüştürelim. Aslında bu hayatın sırları bu 25 Peygamber'in hayatında gizli. Müslümanlar olarak bizler bu 25 Peygamber'in hayatından, hayatımıza yön verecek formüller çıkaralım artık.! İlk önce bize emanet olarak verilen yaşam süresinin asıl sahibinin kim olduğunu hiç unutmayalım. Ve yine unutmayalım ki emanet sahibi emanetini bir gün elbette ki geri alacak.! Sayılı nefeslerimizi Yüce Allah'tan başka hiç bir ilacın, hiç kimsenin uzatma gücüne sahip olamayacağınıda aklımızdan çıkarmayalım. 
Kitabımız Kur'ân'da Yüce Yaratıcı: "İnnellâhe meassabirin;Allah sabredenlerle beraberdir." diyor. Yüce Allah bizimle beraber değilmidir ki, dünya bize dar gelmekte, her türlü sıkıntı bizi umutsuzluğa düşürmekte.? Bunu kendimize hiç sorup, kendimizi hiç telkin ediyor muyuz.? Peygamber Efendimiz, (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: "Sizi bunaltan, bıktıran ve neredeyse isyana götürecek olan imtihanlarınız için" Lâ hâvle vela kuvvete illâ billah"Allah'tan başka hiç bir güç yoktur.!"deyin, bununla cennet hazinelerinin anahtarını yakalarsınız"demiyor mu.? Öyleyse bizleri vesvesesi ile Yüce Allah'tan, uzaklaştırmaya çalışan şeytanı dinlemek niye.? Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte: "Oturup,'Keşke bu işi yapmasaydım' deyip durmayın, böyle 👇👇
Mutluluk, her insanın isteyeceği bir ruh halidir. Fakat imtihan dünyasında olmamızın bir sonucu olarak mutlu olamadığımız, sıkıntılı zamanlarımız mutlaka olmaktadır. Bizler de birer müslüman olarak bu sıkıntılı süreçleeimizi bir fırsata çevirip, hem imtihanlarımızdan Allahü Teâlâ Hazretleri'nin, (celle celâlühü) rızasını kazanmış bir şekilde geçmek, hemde her anımızı mutlu geçirmek için bazı düşüncelerimizi değiştirmemiz, geliştirmemiz gerekmektedir. İşte uyulduğunda faydalı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ettiğimiz mutluluğun formüllerinden bir kaçı. "Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır." [Tevbe sûresi. 72.âyet meâli ] Çocuklarımıza anlattığımız Yusûf Aleyhisselâm'ın, Yakup Aleyhisselâm'ın hilayelerini büyüklerin hikayelerine dönüştürelim. Aslında bu hayatın sırları bu 25 Peygamber'in hayatında gizli. Müslümanlar olarak bizler bu 25 Peygamber'in hayatından, hayatımıza yön verecek formüller çıkaralım artık.! İlk önce bize emanet olarak verilen yaşam süresinin asıl sahibinin kim olduğunu hiç unutmayalım. Ve yine unutmayalım ki emanet sahibi emanetini bir gün elbette ki geri alacak.! Sayılı nefeslerimizi Yüce Allah'tan başka hiç bir ilacın, hiç kimsenin uzatma gücüne sahip olamayacağınıda aklımızdan çıkarmayalım. Kitabımız Kur'ân'da Yüce Yaratıcı: "İnnellâhe meassabirin;Allah sabredenlerle beraberdir." diyor. Yüce Allah bizimle beraber değilmidir ki, dünya bize dar gelmekte, her türlü sıkıntı bizi umutsuzluğa düşürmekte.? Bunu kendimize hiç sorup, kendimizi hiç telkin ediyor muyuz.? Peygamber Efendimiz, (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: "Sizi bunaltan, bıktıran ve neredeyse isyana götürecek olan imtihanlarınız için" Lâ hâvle vela kuvvete illâ billah"Allah'tan başka hiç bir güç yoktur.!"deyin, bununla cennet hazinelerinin anahtarını yakalarsınız"demiyor mu.? Öyleyse bizleri vesvesesi ile Yüce Allah'tan, uzaklaştırmaya çalışan şeytanı dinlemek niye.? Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte: "Oturup,'Keşke bu işi yapmasaydım' deyip durmayın, böyle 👇👇